PROJE 1
Aile Hekimlerinin Grip Aşısı Olmasını Etkileyen Faktörler
(Factors effecting uptake of influenza vaccination among family phsicians)
Akan H, Yavuz E, Yayla E, Külbay H, Altunok E, Zahmacıoğlu O, Badur S

ÖZET
Çalışma kendi kendine anket yöntemi ile kesitsel olarak Haziran 2014 – Eylül 2014 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Aile hekimliği uzmanlarının ortak platformunda ve aile hekimliği sosyal medya gruplarında kayıtlı olan aile hekimlerinin kişisel e-maillerine elektronik ortamda  ulaşıldı. Toplam bu gruplara kayıtlı olan 2.200 hekime ulaşılmış ve 606 hekimden geri dönüş alınmıştır. Dönüş oranı %27.5 olarak gerçekleşmiştir. I. Looijmans-van den akker ve ark ile Hopman ve ark sağlık tutum modelleri üzerinden geliştirdikleri yaklaşım ile Risk algısı, Algılanan riskin şiddeti, Algılanan yarar, Algılanan bariyerler, Harekete geçiren faktörler, Tutumlar, Sosyal etkiler, Kişisel yeterlilik olmak üzere yedi ana alanla ilgili sorular hazırlandı. Pilot çalışmada anketin Chronbach-alfa değeri 0,92 idi. Düzenli aşılanan hekimlerin oranı tüm grup içinde %27,3 idi ve aşı uyumlu grup olarak kabul edildi. Tüm alanlarda aşı uyumlu ve uyumsuz grup arasında farklar vardı.  Meslekte geçirilen süre, yaş, kronik bir hastalığın olması ve 65 yaş üstünde bir kişi ile aynı mekanda yaşama aşı uyumunu arttıran faktörlerdi. Multi-regresyon analizleri risk algısının, zaman ve aşının çalıştığı yerde mevcut olması gibi organizasyonel faktörlerin aşı uyumunu artırdığını ama her sene aşılanma gereksiniminin azalttığını ortaya koydu. Grip hakkında en güvenilen kaynak Sağlık Bakanlığının resmi siteleri idi.


PROJE 2
Sağlık Hizmetlerinde Çalışanların Grip Aşısı Olma Durumları ve Etkileyen Faktörler
Süheyl Asma, Hülya Akan, Yücel Uysal, A. Gürhan Poçan, Mustafa Haki Sucaklı, Erhan Yengil, Çiğdem Gereklioğlu, Aslı Korur, İbrahim Başhan, A. Kürşat Özşahin, Altuğ Kut

ÖZET
Çalışma kesitsel olarak planlandı. Çalışmada daha önce aile hekimleri arasında yapılan çalışmada kullanılan ve I. Looijmans-van den akker ve ark ile Hopman ve ark sağlık tutum modelleri üzerinden geliştirdikleri yaklaşım ile hazırlanan 50 soruluk anket ikinci ve üçüncü basamak sağlık çalışanlarına adapte edildi. Anket yedi ana alandan oluşmaktaydı: Risk algısı, Algılanan riskin şiddeti, Algılanan yarar, Algılanan bariyerler, Harekete geçiren faktörler, Tutumlar, Sosyal etkiler, Kişisel yeterlilik Araştırma evrenini Güneydoğu Anadolu bölesindeki beş hastane- Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi, Mersin Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi- sağlık çalışanları oluşturdu. Çalışma evreninde toplam 2870 sağlık çalışanı (1220 hekim ve 1650 hemşire) bulunmaktaydı. Araştırmaya 187 doktor, 455 hemşire  toplam 642 sağlık çalışanı çalışamaya katıldı (642/2870). Çalışmaya katılanlar arasında düzenli aşı yaptıranların oranı %9, hiç aşılanmamış olanlar ise % 52, çalışmanın yapıldığı yıl için aşılanma oranı %14’tü. Erkeklerin aşı uyumu kadınlardan daha fazlaydı. Meslekte geçirilen yıl süresi uzadıkça aşı uyumu artıyordu, yüksek riskli alanlarda çalışanların aşılanma oranları düşük riskli alanlarda çalışanlardan düşüktü. Grip aşısı yapılması gereken riskli grupta yer alan sağlık çalışanlarının grip aşısı uyumu daha fazlaydı. Birlikte yaşanılan kişilerin arasında 2 yaşından küçük çocuk, gebe, kronik hastalığı olan kişinin varlığının aşılanma durumu üzerinde etkisi yoktu.Birlikte yaşanılan ortamda 65 yaşın üzerinde kişi varlığı durumunda, sağlık çalışanlarının aşılanma oranları daha yüksekti. Aşı uyumlu grup ile aşı uyumsuz grup arasında risk algısı, yan etkileri olduğu ve aşı etkinliği konuusnda fark vardı. Multivariate analizler çalışma yerinin, meslektaşlarının düşüncesinin, kronik bir hastalığı olmasının, aşının etkin olduğunu düşünmenin ve gripten doğal yollarla korunulabileceği düşüncesinin aşı uyumunda fark yarattığını ortaya koydu.


PROJE 3
İnfluenza Tanısında “BD Verritor” Hızlı Antijen Testinin RT-PCR’a Göre Performansının Değerlendirilmesi
Sevim Meşe, Hülya Akan, Aysun Uyanık, Selim Badur, İstanbul Hızlı Test Çalışma Grubu

ÖZET
Genel olarak yüksek ateş, öksükrük, halsizlik, kas ağrısı belirtileri ile ortaya çıkan influenza, olguların çoğunda bir-iki hafta içerisinde kendini sınırlayabilen enfeksiyonlara neden olabileceği gibi riskli gruplarda ölümcül komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum mevsimsel salgınlarda hastaneye başvuruların artması ile birlikte yataklı hizmet veren sağlık kurumlarında artan iş yükü sonuçlarını doğurmaktadır. Sağlık sisteminin birinci basamağını oluşturan Aile Sağlık Merkez (ASM)’lerinin, gribin tanı ve tedavisi bakımından güçlendirilmeleri, diğer sağlık kurumlarında iş yükünün azaltılmasına katkı sunabilir. Influenza tanısında kullanılan hızlı testler 5-15 dakika içerisinde sonuç verebilmeleri ve kolay uygulanabilir olmaları nedeniyle aile hekimliğinde önem kazanmaya başlamıştır. Ticari olarak ulaşılabilir hızlı testlerin duyarlılıkları çok değişken aralıklarda rapor edilmiş olmasına rağmen, salgın dönemlerinde, yüksek özgüllük ve pozitif prediktif değerler ile erken tanı konulmasını sağlar. Böylece hastalarda hem gereksiz test ve antibiyotik uygulamaları sınırlanır hem de antiviral tedaviye başlama ve hastaneye yatış kararlarının zamanında verilmesi kolaylaşır.
Bu çalışmada “BD Veritor Sistem Flu A+B” hızlı testinin real-time PCR yöntemine göre duyarlılık, özgüllük ve prediktif değerlerini belirlemek ve aile hekimliğinde kullanılabilirliğini değerlendirmek amaçlanmıştır.
Çalışma 01.10.2014- 01.05.2015 tarihleri arasında 9 ASM’de tek kör olarak yapılmıştır. ASM’lerine influenza benzeri hastalık tablosu ile başvuran hastalardan aynı anda iki adet burun sürüntü örneği alınmıştır. Örneklerden birisine ASM’de üretici firmanın talimatları doğrultusunda “BD Veritor Sistem Flu A+B” hızlı testi uygulanmıştır. Diğer örnek, real-time PCR testi için İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Viroloji ve Temel İmmunoloji Bilim Dalı, İnfluenza Referans Laboratuvarına soğuk zincir kurallarına uygun olarak gönderilmiştir.
Çalışma kapsamında 166 (%70) yetişkin, 72 (%30) çocuk olmak üzere toplam 238 hastaya ait burun sürüntü örneği incelenmiştir. Yetişkin hastaların yaş ortalaması 42.4, çocuk hastaların yaş ortalaması 10.2 olarak hesaplanmıştır. “BD Veritor Sistem Flu A+B” testinin tüm yaş gruplarında influenza A ve B için duyarlılık ve özgüllükleri sırası ile %78 ve %94 bulunmuştur. Aynı grubun influenza A ve B için pozitif ve negatif prediktif değerleri ise sırası ile %93 ve %81 olarak belirlenmiştir. Bu testin en yüksek duyarlılığı çocuk yaş grubunda influenza A için %87, en yüksek pozitif prediktif değeri ise çocuk grubunda influenza B için %100 olarak bulunmuştur.
Bu çalışma ile hızlı testler için gösterilen yüksek saha performansı, erken tanı olanağını güçlendirecektir. Böylece grip vakalarının yönetim ve tedavisine de olumlu katkılar sağlayacaktır.


PROJE 4
İnfluenza Benzeri Hastalık Nedeniyle Hastaneye Yatış Gerektiren Hastalarda Mortaliteyle İlişkili Faktörler
(Mortality Related Factors in Patients Requiring Hospitalization for Influenza Like Illness)
Lale Özışık, Mine Durusu Tanrıöver, Mera Cıblak Akçay, Kübra Yurtçu, Serhat Ünal, Selim Badur, Banu Çakır.

ÖZET
Yetişkinlerde solunum yolu hastalıklarına neden olan viral etyolojiler hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Viral solunum yolu hastalıkları bazı hasta popülasyonlarında ciddi kötüleşmeye neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, hastaneye yatış gerektiren hastalarda influenza benzeri hastalığın viral etyolojilerini ve mortalite için risk faktörlerini belirlemektir. Prospektif olarak yürütülen çalışmada, “Küresel İnfluenza Hastane Sürveyans Ağı (Global Influenza Hospital Surveillance Network 2013-2014 sezonu)” kapsamında yürütülen influenza sürveyansına katılan yedi merkezden birinde yapılmıştır. Otuz beş yataklı bir erişkin acil servisi ve 10 yataklı bir akut bakım ünitesinde yatan uygun hastaların birbirini izleyen hastaneye yatışları hafta içi her gün taranmıştır. Akut solunum yolu enfeksiyonu, astım, kalp yetmezliği, pnömoni, influenza, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, dispne/solunum anormalliği, solunum semptomları, öksürük ve ateş tanılarını taramak için elektronik sağlık kayıtlarında ve hastalarla doğrudan değerlendirmelerde saptanan ICD-10 kodları temel alınmıştır. Yatışının 24 ila 48. saatleri içinde olan ve uygun ICD-10 kodlarına sahip toplam 334 hasta, çalışma dönemi boyunca taramadan geçirilmiş, uygun olanların 106’sı katılım için onam vermiş ve bu hastalardan sürüntü örneği alınmıştır. Nazal ya da nozofarengeal yolla alınan sürüntüler Virocult (Medical Wire & Equipment, Birleşik Krallık) kullanılarak toplanmış ve 1-3 gün içinde merkez laboratuvara yollanmıştır. Toplanan sürüntüler ve örnekler gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu temelli multipleks kitlerin yanı sıra CDC primerleri ve probları ile ABI 7500 platformunda değerlendirilmiştir. Toplam 106 hastadan sürüntü alınmıştır. Hastane mortalitesi %12. 2 olarak bulunmuştur. Hastaların dörtte birinden fazlası bir tür mekanik ventilasyon desteğine ihtiyaç duymuştur ve hastaların üçte birinde en az bir organ yetmezliği gelişmiştir. Sürüntü alınan 56 (%52. 8) hastada bir ya da birden fazla viral patojen saptanmış ve bunların en yaygının influenza H3N2 olduğu tespit edilmiştir. Düşük vücut kütle indeksine sahip olmak mortaliteyle ilişkili bulunmuştur (Odds oranı= 0.845, p= 0.034). Kronik akciğer hastalıklarının bir sağkalım avantajı sağladığı görülmüştür (OO= 0.127, p= 0.009). Toplum kaynaklı viral solunum yolu enfeksiyonları yetişkin hastalarda kötü klinik sonuçlara neden olabilmektedir. Malnütrisyonun önlenmesi hastaneye akut yatış gerektiren hastalarda daha iyi sonuçlar sağlayabilir. Kronik akciğer hastalıkları olan kişilerde mortalitenin daha az saptanması daha fazla araştırmayı gerektirmektedir.